Deli direksiyonu

  Vites değiştirmek istedi. Akşam izlediği ralli yarışlarını gözünün önüne getirdi. Motorlarından gelen homurtuları yüreğinde hissetti bir an. Adrenalin denilen salgıyı algılarıyla karşılaştırdı ,elindeki sonuç manidardı. Ralli araçlarının sürtünme katsayısını düşürmek için kullandıkları rüzgarlıklardan edinmeliydi en kısa sürede. Çünkü ne kadar uğraşsada o motor sesini ve sürati yakalayamıyordu.

 

  Mahalle kahvesinin önüne geldiğinde şöyle kafasını o yöne çevirip havalı bir geçiş yapmak istedi. İmrenir miydi acaba herkes ona. Hafifçe hızını düşürdü  direksiyonuna bağlı kornasına dokundu .Kahvehaneden gelen kahkahalar bütün heyecanını kaçırmıştı. Peşine yine mahallenin çocukları takılmıştı. Kesin onun yüzünden gülüyordu boş gezenin kahve insanaları . Kahvehaneye girdi peşine takılan çocuklara sinkaflı bir küfür savurdu.

 

  Direksiyonunu masanın üzerine bıraktı. Kahveciye bir oralet söyledi. Mutluluk herkesin hakkıydı. Paylaşmalıydı  zenginliğini bu acınası insanlarla. Bir delinin de en büyük mutluluğuyda buydu işte akıllı insanlar araçlarını yola bırakırken o yanına alabiliyordu.

 

  Güldü, güldü kahkahalar atarak, oraletini içmeden direksiyonunu eline alıp patinaj çekerek oradan ayrıldı.

Mahmut Sami Biricik

 

BİZİM GİBİ DELİLERE HER GÜN BAYRAM

Ülke olarak anlayıştan uzak ötekileştirenin peşinden koşulduğu garip dönemlerden geçiyoruz. Hükumetler değişiyor ,dünya değişiyor fakat biz hala aynı yerdeyiz.Artık dünyaya baktığımız pencerelerin değişmesi lazım .Dünya üzerindeki her bireyin parmak izleri bile farklıyken kan grupları dahi birbirini tutmazken nasıl olur da aynı şeyleri düşünmesi bekleyebiliriz.

Yıllardan beri ülkemizde uygulanan poltikaların yürümediğini başından beri belli dayatmalarla ayakta durduğunu ve ilerlediğini hep beraber görmekteyiz. Şapka giydirilerek eğitilmeye çalışılan bir milletin torunları olan bizler ise kapitalist sistemin dayatması olan bir hükumet ve muhalefetle karşı karşıyayız. Bir tanesi kutlamalar şöyle olacak diyor ona muhalefet eden diğer parti ise hayır efendim bu böyle olacak diyor. Madem bu kadar ince ruhla düşünebilen hükumet ve muhalefete sahibiz neden ülke kaynaklarının eşit olarak paylaştırılması konusunda da bu kadar hassas değiliz. Geçen sene okullarda dağıtılan süt ihalesinde muhalefetin rahatsız olduğu durum sadece iktidara yakın insanların bu ihaleleri alıp zengin olduklarıydı. Başbakanda çıkıp açıklama yaptı ”hayır efendim bu işi yapan herkese ihaleden pay verdik” dedi ve tartışma bitti. Yani ortadaki problem pastadan alınan payların dağıtılması durumuydu.

Vatandaşın gözünden yaşanan olaylara baktığımızda ise belli kalıplarla gazetelerde köşe yazarlığı yapıp muhalefet edenlerin peşinden gidenlerle , hükumete yakın görünüp iktidara yaranmaya çalışan köşe yazarlarının dediklerini doğru kabul eden insanların birbiriyle adeta sidik yarıştırdığını görmekteyiz. (Buradaki sidik tabiri kaba değildirdir aksine çok yavan kalmaktadır) Sosyal medya üzerinde insanların tepkilerini ölçtüğümüzde ise çok basit ilkokul mantığında yanındaki sıra arkadaşı saçını çekince ağlayarak öğretmenine şikayet eden tipleri görmekteyiz. Oldukça basit sıradan bir fotoğrafın altında dünya görüşünün ne olduğu belli olmayan bir adam tarafından söylenmiş bir iki sözü anlamadan paylaşan bireylerin sırf muhalefet olsun veya iktidara yaranmak olsun diye paylaştığı şeyleri görüyoruz. Aslında burada kasıt vatandaşın bak aslında ben boş adam değilim bak işte aslında durum böyleymiş veya durum aslında çok iyiymiş tarzında bir ikilemin içinden birisini seçmeleri durumu .

İnce ruhlu insanlar hipodromlarda veya yürüyüşte olacaklarmış yarın .Biz bir kaç iyi adam ise yarın oturup düşüneceğiz .Bu ülkede asgari ücret ne zaman açlık sınırlarıyla aynı rakamlarda konuşulmayacak. Yalakalık ve dalkavukluk ne zaman tarihin tozlu raflarına gömülecek . Osmanlı döneminde beğenilmeyen harem kültürünün aslını ortadan kaldırıp ülkeyi koca haremlere çevirip tuttuğunu patronların eline verenlerden hesap soracağımız günler ne zaman gelecek . Bütün bunları düşünebilmemiz için alternatifler gerekli .Farklı insanlara söz vermemiz gerekli .En temel faktör ise o eskiden kapısına borç verilir yazan insanlardan gerekli .

İnşallah tahammül etmeyi dinlemeyi yeri geldiğinde de durmayı öğrenmeye başladığımızda ise her şey değişmeye başlayacak .Politik olma veya apolitik olma durumlarına insanların tiplerine göre değil konuşmaya başladıkları anda karar verilmeye başlanacak işte o gün sözler değerli olacak ,bugün farklı düşünen yarın daha farklı düşünecek , bir sonraki gün ise belki susarak fikirler ortaya atacak .

İster yarın yürüyebiliyor olun ister yürüyemiyor olun lakin her konuda bu kadar ince fikirli olun .Asgari ücretle geçinmeye çalışan insanların sırtından vergiler alıp sırf sınırın öteki tarafına biraz daha yakın oturdukları için farklı düşünüp bunları eyleme döküyorlar diye fikirlerini değiştirmek için askeri harcamalar yapan bir ülkede yaşadığımızı unutmayalım . Gelecek bizim için aydınlık olur inşallah.

Dönen bir topun üzerindeki dairesel hareketlerden mütevvilli kararıp aydınlanan yerkürede iyi birer insan olarak ölebilirsek ne mutlu bize . Bizim gibi delilere her gün bayram gününüz güzel fikriniz ince olsun .
MAHMUT SAMİ BİRİCİK