Sinir Olduklarım – 6/7

 

 

6- Hala cuma hutbelerinde börtü böcekten ve ağaçtan bahsedilmesine sinir oluyorum.

 

    Toplumda bu kadar itikadi ve ameli sıkıntı mevcutken suya sabuna dokunmadan hutbelerin bu şeklide devam etmesi elzem bir durum değil midir? Bilinç yoksunu bu kadar Müslüman varken bu şekilde devam ediliyor olması yazık değil midir bu millete. Ortalığı çakallar doldurmuşken peygambersiz bir din peydah edilmeye çalışılırken, insanların itikatlarıyla oyanınırken, TV kanalarında din adına şaklabanlıklar yapılırken, bu yapılmayanlar, anlatılmayanlar reva mıdır bu millete. Bizim insanımız peygamberini, Kur’anını sever amelden en yoksunu dahi çok sever saygı gösterir yani hazır bir maya varken insanların fıtratında mevcut olanı çıkartmak lazım gelmez mi? Sorumluluğu sorumluluk sahiplerinin makam ve mevki sahiplerinin boynuna.

 

 

7- Camilerin kokuyor olmasına sinir oluyorum.

 

    Bir cami kokar mı ey Müslüman. Camiden içeri girince içeriden gül kokusu gelmeli insana huzur vermeli. Bizleri ayak ve daha nice kokular karşılıyor. Halıların halini anlatmama gerek bile yok. Secde ediyoruz be kardeşim bu halıların üzerine. Cemaat camileri devlet dairesi gibi görmekten vazgeçmedikten sonara Allah’ın mabetti deyip sahip çıkmadıktan sonra bu kokular daha çok yayılır. Sağ olsunlar imamlarımız devlet memuru kafasında daha ne diyeyim.

Aydın Takunya

Yayınlayan

takunya

Ortalama bir hayatın standart müdavimleri idik biz. Şemsiyelerimiz vardı, dostluk üzerine açılmış. Çayımız vardı her daim ocakta, muhabbettin demine göre şekersiz. Kaygılarımız vardı, kuracağımız dünya düzeninin alt yapılarına istinaden. Karanlık gecelerimiz vardı, ay ışığının şereflendirmesiyle aydınlanan.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir