BÖLÜM – 3: Tüketim ve Modernleşme

     Modernitenin oluşturduğu tüketim kültürü bilinçsizce harcatma üzere kuruludur. Bu tüketim çılgınlığına insanları kanalize eden baş rol oyuncuları hepimizin bildiği üzere medya ve iletişim araçlarıdır.

   İlk olarak bizlerin her hangi bir ürüne ihtiyacımız olduğu inandırılır. İnandığımız bu duyguyla artık sahip olma duygusuda eklenmiştir. Artık ihtiyacın bir önemi yoktur. Çünkü kodlanmışızdır ve ne işe yarayacağını bilmediğimiz o ürünü almamız gerekmektedir. Yoksa huzur bulamayacağız rahata kavuşamadan öleceğimizi düşünürüz.

   Tabi bu işlerlerin uzmanları kapitalist sermaye sahipleri işini çok iyi bilmekte insanların nasıl kodlanacağını iyi analiz etmemektedir. Yoksa biz ihtiyacımız olmadığı halde bu kadar sahip olma duygusuna neden kapılalım. Biliyorlarki insan ihtiyacları ve arzuları sonsuzdur ve bunu körüklemek gerekir. Amaç biraz daha fazla satmaktır.

   Az önce değindiğim gibi insanın ihtiyaç ve arzuları sonsuzdur ve bütün bu ihtiyaçlarının karşılanması mümkün değildir. Mümkün olmadığı kesindir. Biz insancıkları, medya ve iletişim araçları rahat bırakmamaktadır. Bizlerin ihtiyacları, dizginsiz bir şekilde körüklenmekte, anlamsız ve veya bilinçsiz bir sahip olma duygusuna itilmiş durumdayız.

  İşin en acı tarafı özellikle belirli yaş gurubundaki gençlerin sahip olamama duygusuyla hoşnutsuzluk ve gerginliğe neden olmakta. Bu gerginliğin nedenini tahmin ediyorsunuzdur sanırım sahip olamayan genç çılgına dönecektir. Saldıracak ailesinden ve çevresinden hoşnut olmayacaktır.

  Bu bölümü çok fazla uzatmak istemiyorum, çünkü tüketim ve modernleşme üzerine sonu gelmeyen bir yazı dizisi hazırlamak mümkün.Ben bu bölümde yukarda kısa bir girişten sonra size aşağıda parağraflar halinde kodlamalar veriyorum varın bu kodlamalırı takip ederek boşlukları siz doldurun ve devam etirin.

  Tüketime dönük medyanın doğuşuyla birlikte tüketim toplumu oluşturulması başarılmıştır. Aşırı tüketim bireycilik ve eğlence….

   İnsanlar tüketim çılgınlığıyla satın alarak özgün ve özgür kalma hissiyatındadır. Fakat kendi yaşam tarzlarına biçim vermek konusunda ne kadar özgürdür yoksa yönlediriliyormudur yaptığı tercihlerde.…

   Tüketici ahlak ve tüketime teslimiyet ile birlikte herşeyin gösterişli olmasına dikkat edilmektedir. İnsan sadece haz konfordan hoşlanan, iradesiz, kolay manüple edilebilen, maddeci, yüzeysel bir varlık haline getirilmiştir…..

   İnsan ihtiyaçları tüketimcilikle yapay ihtiyaçlar üretilerek çarptırılmaktadır. Insanların ihtiyaç ve arzuları önceden programlanmıştır. Insanlar iredesiz pasif varlıklar haline getirilmiştir.….

   Tüketim çağıda ki insanların ihtiyaçlarının hemen tatmin edilmesi gerekir gibi bir zihniyet doğurmuştur. Temel ihtiyaçlarımızı aşan bir tüketime yönlendirilmiş durumdayız.….

   Kendimize bize sunulan bir imaj çiziyoruz. Sonra başkalarının bizim hakkımızda sahip olduğu imaja göre hareket ediyoruz…..

  Çağımızın en büyük problemlerinden bir de modern bireylerin sınırsız ihtiyaçlarını, kabul edilebilir çizgide nasıl tutulacağınoktasında birleşmektedir……