– Bir Ramazan Masalı –

[slideshow_deploy id=’1590′]

 

   Allahın sözünden ve gösterdiği yoldan daha doğru bir yol olmadığını bilerek, mutlak otorite sahibi olan Rabbimize; mümkün olanın en mümkünüyle, bağışlanma dileyerek, geçip giden ramazanların en hayırlısını geçirdiğimizi umut ederek, bizleri bayram sabahına ulaştıran Allaha şükrediyoruz. Bizler biliyoruz ki (bir’e) kul olmayan (bin’e) kul olur; Allah’a kullukta insan yücelir ve hürleşir, kula kullukta ise esaret ve küçülme vardır.

 

   Küfrü, şirki ve tağutu hakim kılmaya çalışan yeni dünya düzeni, bu senede inananların yakasını bırakmadı. Kendilerinden bekleneni yapmak konusunda bizleri şaşırtmayıp, her sene olduğu gibi bu sende küfürlerine, yalanlarına devam ettiler. Din adına bizlere sunulanlar, tv kanallarında hoca efendiler, saatlerce konuştular konuştukça uyutmaya devam ettiler. Reklamlarımız vardı ardı arkası kesilmeyen, bankalar faizi ramazana katık ettiler, çok uluslu şirketlerin markaları orucumuzu kutladılar. Ürünlerini satın alma koşulunda!

 

   Akşam namazından sonra teraviye gitmek ağır geldi nefislerimize, uhreviyetle yoğrulmuş porgramlar izledik çocuklarımızla; eşlerimiz bildi biz bilmedik, feleği çarklandırdık gece yarılarına kadar. Ramazanın sonunda tuttuğumuz oruçlarla bağışlanma diledik. Bunlar ve dahi niceleri ola gelirken dünyada ki mazlum milletleri pas geçtik, yaradanın bizi pas geçme ihtimalini unutarak.

 

   Yazıyı daha fazla uzatmanın anlamsızlığını bilerek, en doğrusunu Allah ve Resulü bilir diyerek, geçip giden ramazanı özetleyen bir kaç Ayetle son noktayı koyuyuyoruz.

 

   Onlar sağır dilsiz ve kördürler.(Bakara 18)

 

   Benim ayetlerimi az bir beddelle (dünyalık karşılığı) satmayın ve ancak (benim emrime uygun yaşayın) ve yalnız (benim azabımdan) korkun!(Bakara 41)

 

   Siz kendinizi unutupta diğer insanlara iylik yapmalarını mı emrediyorzunuz? (Bakara 44)

 

   Ey iman edenler! Allahın emirlerine uygun yaşayın / aykırı davranmaktan sakının. Eğer gerçek müminler iseniz artık kalan faizi bırakın almayın. (Bakara 278)

 

 

Takunya Sesleri

– DUA –

[slideshow_deploy id=’1563′]

 

Allah’ım!

Senin iznin ve yardımınla sabaha eriyor akşamaları buluyoruz. Yine senin izninle yaşıyor ve ölüyoruz. Biliyoruz ki dünya telaşımızın sonununda dönüş sanadır.

 

Allah’ım!

Öfkenden rızana; cezandan affına sığnıyoruz. Öfkene sebep olan her şeyden sana sığınıyoruz. Senden yine sana sığınıyoruz. Dünyada ki hiçbir kelime hiçbir cümle seni övmeye yetemez biliyoruz. Yarabi! Sen kendini nasıl övdüysen öylesin.

 

Allah’ım!

Kederden ve üzüntüden, acizlikten, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan fakirlikten, yokluktan sana sığınırız. Yarabi! Zilletten, zulmetmekten ve zulme uğramaktan da sana sığnırız.

 

Allah’ım!

Sapkınlığa düşmekten veya başkalarını sapkınlığa düşürmekten, hataya düşmekten veya başkalarını hataya düşürmekten, cahillik etmekten veya cahillikle karşılaşmatan sana sığınırız.

 

Allah’ım!

Cehenneme götüren fitneden, cehenemin azabından, zenginliğin ve fakirliğin şerrinden sana sığınırız. Yarabi! Bizler senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği istiyoruz.

 

Allah’ım!

Fayda vermeyen ilimden, huşu duymayan kalpten, kabul olmayan duadan, doymayan nefisten sana sığınıyoruz. Ey kalpleri halden hale çeviren Allah’ım, kalbimizi dinin üzerine sabit kıl.

 

Allah’ım!

Bizleri iylik işledikleri zaman sevinen ve kötülük yaptıkları zaman bağışlanma dileyen kullarından eyle. Yarabi! Bizler senin rahmetini umuyoruz, bizleri göz açıp kapayıncaya kadar da olsa nefsimizle başbaşa bırakma. Halimizi tümüyle düzelt.

 

Allah’ım!

Seni anmak, sana şürkertmek, sana güzelce kulluk etmekte bizlere yardım et. Yarabi! Kalplerimizi birleştir. Aramızı düzelt ve bizi kurtuluş yollarına illet. Biz müslümünları karanlıklardan aydınlığa çıkar.  Her türlü övgü alamlerin Rabbi olan Allah’a mühsustur. (AMİN)

 

TAKUNYA SESLERİ