10. BİR KÖY HER ZAMAN VARDIR.

  En son dokuzuncu köyden de taşlanarak kovulmuştu gezgin. Güneşin battğı yere doğru ağır adımlarla yürümeye devam etti, ayaklarının şiş, karnının aç olmasına aldırış etmeden. Ay ışığının aydınlığında bir ağaç dibine oturudu, çıkınından bir parça ekmeği çıkartarak yemeye başladı. Yorulmuştu gezdiği dokuz köyden dayak yiyerek kovulmuştu. Gömleğinin iç cebinden ince bir defter çıkardı, dokuz gündür gezdiği dokuz köyün ismini tek tek yazmaya başladı.

 

 

Her koyun kendi bacağından asılır köyü.

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın köyü.

Gemisini yürüten kapttan köyü.

Dilini tutan başını kurtarır köyü.

Rahat olmak isteyen sağır, kör, dilsiz olmalı köyü.

Gelene ağam, gidene paşam köyü.

Fukaranın baş ucunda oturmaktan, zenginin ayak ucunda ölmek yeğdir köyü.

Ahirette mekan dünyada iman köyü.

Doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovulur köyü.

 

 

  En son köyün isminide defterine yazdıktan ve son noktayı koyduktan sonra, onuncu bir köy olamalı diye geçirdi içinden gezgin. Hiç olmadı bu köylerden kovulan onca insan yeni bir köy kurmalı. Yada var olma ihtimali bulunmalı.

 

AYDIN TAKUNYA