– ZAHİR –

 

Sesli Dinlemek İçin;

 

             ↓

 

 

 

 

 

 

  Kanaatlerin değişmez bir gerçek gibi algılandığı bir çağda yaşıyoruz. İşin kötü olan tarafı kendini bir kanaatin ferdi olarak gören insanın, bilincinin engelendiğinin farkında olmamasıdır. Şöyle ki; kanaat önderlerinin; düşünerek, düşündükleriyle üreterek, üretiğini sorgulayarak, sorguladıklarına sorular sorarak, soruduğu sorulardan aldığı cevaplara özgün bir yorum katarak, bilinç düzeyinin önünü açmak yerine; duşünmeyen, muhalefet etmeyen, herşeye evet diyen, neden evet dediğinin bilgisine vakıf olamayan, kanaat önderlerinin her söylediğini doğru kabul eden bir durum ortaya çıkmıştır.

 

  Benliğini sorgulamayan, aktarılan bilgileri vicdan süzgecinden geçirmeden kabul eden bireylerin, ahlaki ve vicdani yönlerinin kararmaya başması muhtemeldir. Kendi bireysel çıkarlarının mücadelisi içerisine giren insanlardan hakkı söylemeleri beklenmez.

 

  Gücü elinde bulunduranlardan, ikdidarların söylemlerine göre konum belirleyenlerden, muhalefet etmesi beklenemeyeceği gibi hakkı söylemeleri de beklenemez. Hakkı söylemekten çekinen, konuşlaması gereken yerde ağzını bıcak açmayan, susması gerektiği yerde sürekli kendini tekrarlayan insan, bir papağana benzer. Papağanlar ölene kadar kendilerine öğretileni bir kaç kelimeyle tekrar eder. Düşünmek gerekir, hakikat tekrar edilenlerin ötesinde bir durumudur?

 

  Yıllarca muhalefet edilerek katil denilenlerle, aynı çıkarlar paylaşılıyor ve mütefik duruma geliniliyorsa, birey olarak yılardır karşı çıkılan zulümlere ses çıkartılmıyorsa, şapka kanunuyla başımıza geçirilen kepleri masanın üzerine koyup kafaları kaşıma vakti gelmiş demektir.

 

Not:

  Muhafazakar insan içinde bulunduğu durumun gidişatına göre yön bulurken kendine, değişimden ve değişmekten her zaman korkar. Maddi imkanlarını yoluna sokmuş, içinde bulunduğumuz sistemin tüketim ve konforuna alışkanlık kazanmaya başlamışsa, kendi çıkarlarıyla uyuşan eylemler içerisine girer ve kanatlerini bu ölçüde kullanır. Bu insalardan zulüm ve mazlum kavramlarını duyamazsınız.

 

 

                                                                                                                 Aydın Takunya