İnsan doğar = ölür; sonra konuşur.

İnsan ilkin çok konuşur, lakin öğrendikçe bilgi ağır gelir, yük getirir. Dili lal olur konuşamaz kesilir. Varla yok aleminin arasında “arafta” sıkışıp kalan ve ardından öğrendikleri benliğine zulüm etmeye başlayan.

 “İNSAN.”

Herşey bir hiçten ibaret; öğrendiğin, yaşadığın, yaşamaya devam ettiğin ve devam edeceğin. Baki ve ebedi kelimelerinin bu dünyaya yakışmadığının idrakine varabilmek, esaretten kurtulabilmek için terk etmek.

 

Mana hakikatten uzaklaştıkça insan sonbahar yaprağı gibi ordan oraya savrulur. Sararmış yaprağın son umudu mananın ikliminde kavrulur. Bir damla su olup hikmetin denizinde kaybolmak, sonra sanmak ve ardından bulmak. Öğrendiklerimizle konuşmayı terk edip susmak.

 

Gerçeklerin herzaman hakikat olmadığını bilmek için, yolu kaybetmek kaybolduğun yolda kendine yeni bir yol çizmek.

Aciz olan biz,

bir boştan ve boşluktan ibaretiz.

Ve bilmeliyiz, herkezin gittiği yolda yol almak, herkezle aynı yolsuzluğun yolcusu olmaktır.

 

Zahire takılıp, sıfatlardan uzaklaşan, zahirin müptelası olan.

“İNSAN.”

Sahip olduğunu sandıkların hak vaki oluncaya kadar. Kaybedecek birşeyleri bulunanlar, ölümden korkarlar. Senin; kaybetmekten korktukların “ben” diyerek biriktirdiklerin.Geçenden geçmek lazım, zaman mefhumunun var oluş sebebi olan dünya; aciz, şaşkın, gamlı ve her parçası matem. Ölmeden önce ölmek gerekmezmi zaten?

 

Dünya dediğin bir kararsızlık hali, uzak durmak lazım gelir. Herşeyi zatından sanan.

“İNSAN.”

Hakkın ihsanınıdan, yaşadığını sandığı biteviye hayatan, bir hiç olduğundan, hiçin hiçbir işe yaramadığından habersiz.

Ve bencillik “NİŞANEMİZ.”

 

Gönül cevheri aşkın marifetine ulaşabilmeli. Aşık dediğin benlik duygusundan vazgeçmeli. Yüz çevirmek, yolun yönünü, yüzün istikametini doğru yola iletmek. Seni her ne engelliyorsa bunlardan vazgeçerek; övgüleri yergileri arkanda bırakarak, şehvetin ateşli, hırsın kibirli, sularından arınmak.

İçin;

Günahlar denizinden çıkıp, kalbi irfan suyuyla yıkadıktan sonra, hakikat okyanusuna yelken açarak, ayrılık derdine düccar olmak.

 

Gözlerinin kilidini aç ve sadece kendinden kaç. Yolun sonu kendi nefsin, ey insanı kamil, nefsini öldürmelisin.

Ki;

Suretin peşinde avare gibi dolaşıp, mananın kapısını çalamayan bülbüle dönmeyesin.

                                                                           Aydın Takunya
                                                                                      aydintakunya@takunyasesleri.com