– Muamma –

   Tanzimat, Islahat ve ardından Meşrutiyet ve sonrasında İttihat ve Terakki devamında Cumhuriyetin Frenkleşme çabaları, içtimai hayatı viraneye çevirerek, insanımız zir ü zeber edildi. En muazzez ve mümtaz ilim adamları frenk meşrebince düşünmediklerinden yobaz adledildi. Frenkleşme; şu an içinde yaşadığımız içtimayi hayatıda kapsar şekilde zahiren bir durum arz etti. Frenkleşme çabaları içinde “dini” tahkir etmek olağan bir durum halini aldı. Zararlı adledilerek tezyif edildi.

 

  İnanan insanlar mütamadi olarak hasmane tavırlarla hakir görüldü. Halkı müslüman olan bu ülkenin inanan insanları, devlet tarafından tevakki edilmesi gereken konumdaydı. Fakat; inanan insanın tıyneti sağlamdı. Onlar güçlerini makam ve mevkilerinden almadıklarından yeise düşmediler bezginliğe dalmadılar. Ez cümle dimağları sabırla yoğrulmuştu.

 

  Şu bir kaç satırı dahi anlamakta güçlük çekiyoruz. Çok kısa bir zaman zarfında Türkçe’nin sadeleştirilmesi adına büyük bir kıyım yaşandı. Oysa ki kaç asır yaşamış, kendine has bir sistamatik geliştirerek çok zengin bir dil halini almıştı. İfade yeteneği mükemeldi. Fakat, ama, lakin; dilin kendine has o ahengi yok edilerek kısırlaştırıldı. Buna mukabil ifade ve anlamlandırmalarımızda kısırlaştı. Eşyaya anlam katan kelimelerimiz, hayranı olduğumuz batı külütürünün ifade kalıplarına sıkışıp kaldı.

 

  Dil üzerinde yaşanan ilginçlikleri dilin tarihindeki komedyayı anlayabilmek için kısa bir araştırma yapmanız yeterli. Merakınıza dikkat çekmek adına bir örnek vermek gerekirse; Türk Dil Kurumu; T.B.M.M yerine 1930 yıllarında önerdiği isim Kamutaydır ve belirli bir süre kullanılmıştır.

 

1- Frenkleşme (Batılaşma)

2- İçtimai Hayat (Sosyal Hayat)

3- Zir ü zeber (Başaşağı)

4- Muazzez (Değerli)

5- Mümtaz(Seçkin)

6- Zahiren(Görünüşte)

7- Tahkir(Aşağılamak)

8- Tezyif(Alay etmek)

9- Mütamadi(Sürekli olarak)

10- Hasmane(Düşmanca)

11- Tevakki(Sakınılacak, Korunulacak)

12- Tıyneti(Karakteri)

13- Yeise(Umutsuluk)

14- Ez cümle(Kısaca)

15-Dimağ( Zihin)

 

Aydın Takunya