İftarda Ateş Eden – Bayramda El Öpermi…

http://www.youtube.com/watch?v=bBxf0ZR00AY

 

 

 

    İngilterede doğan veledi zina için, bizim bildik o çıkarcı medyamız, haftalarca; erkek mi kız mı olacak, prenses ne giyecek, adı ne konulacak diyerekten gazete sayfalarıyla insan zihinlerini meşkul edip durdular. Tv kanalları özel yayınlar yaptılar. Yazıklar olsun bu satılmış ve kime hizmet ettiği aşikar medyaya. Ne kadar değerli ve kıymetli değil mi bir devletin pirensinin eniği.

 

   Peekkiii ingilterenin piçine gösterilen ihtimam, mısırda hemen ertesinde katledilen 200 insana, onca bebeğe ve çocuğa 5000 yaralaya gösterildi mi? Bizim iki yüzlü madyamız biran da kör, sağır ve dilsiz kesildiler. Gazetler ve internet siteleri öyle aşağılık manşettler attılar ki, ne kadar da demokrasi ve özgürlük düşkünü olduklarını başlıklıklarından görebildim.

 

    Başllık aynen şöyle; mısırda çatışma 200 ölü var. Ulan insafsız, haysizyetziz, vicdansız. Çatışma nedir açın da TDK da sözlüğe bakın, insanlıktan nasipini almamış mahluklar. Çatışma iki taraflı olur. Bunu ilk okulda ki çocuğa da sorsanız bilir. Misal suriyede yaşanan bir çatışmadır. Mısırda adaviye maydanında toplanan insanların hangisinin elinde silah var. Hangisi camları kırdı, polise taş ve molotof kokteyli attı. Ellerinde demokratik haklarını kulanmaktan başka hiçbirşeyleri olmayan insanlara bu insafsızlığı neden rava görüyorsunuz.(Satılmış olduklarından.) Yazık ki bizim kaypak medyamız böyledir daha öncesinde de yaşadık ve görmedik mi? Sermeyesi yahudilerin ve Avrupanın elinde olan bir basından da ancak bu beklenirdi zaten.

 

   Çatışma diye başlık attanların vicdanlarına sesleniyorum, el insaf yaptıklarınız yeter artık yeter. Sermaye sahiplerine satılmış kalemlerin, vicdanlarına sesleniyorum. Kenidinize gelin, yükünüzü yeterince tutmadınızmı, cebinizi artık doldurmadınız mı? İnsafa gelin artık ve doğruları yazın beyinleriniz ve kalemlerinizi kiralamaktan vazgeçin artık.

 

  Bu medya insanların aklıyla o kadar oynar hale geldi ki, insanımız o derecede duyarsızlaşmaya başladı. Bizler böyle değildik, dünyanın öbür ucuda bir müslüman zarar görse yardıma koşardık. Güçümüz, dilimiz, yetmiyor ise içimizden buğz ederdik, artık o da kalmadı. Yazıklar olsun bizlere. Yazıklar olsun ki bugün mısırda oyanan oyunları göremiyoruz. Ve yandaş ve kalleş madyanın servis ettiklerine inanıyoruz. Kendinize gelin; kendini müslüman, demokrat, sosayalist, kominist, her neyse-niz mısırda bebekler katlediliyor farkındamısınız? Namaz kılan onbinlerca inasanın üzerine kurşun sıkılıyor ve 200 kişi ölüyor. Vicdanlarınız nerede?

 

   Kıyıya vuran balinanın, kanadı kırılan martının yadımına koşan, dünyayı ayağı kaldıran Birleşmiş Milletler, Avurupa nerelerdesiniz? Hepiniz kör, sağır, dilsiz kesildiniz. Siz insanlıktan nasibini almamış katiller, ben biliyorum ki bunların arkasında sizler varsınız. Öldürülen o kadar insana ve yaralıya rağemen hala darbe demiyorsa, batı hala katliam lafını almıyorsa ağızına, varın cülenin sonunu siz getirin….

 Hatırlayın Allah aşkına, hafızanzı zorda olsa bir zorlayın, bizim ülkemizde de aynı oyunlar oynanmadımı, 80 darbesi yapıldığında Avrupada ne denmişti, darebeyi bizim çocuklar yaptı merak edecek birşey yok denmemişmiydi.

 

   Vicdanlarınıza o körelmiş vicdanlarınıza sesleniyorum uyanın artık. Üzerinize atılan ölü toprağını savurun. Bu miskinilği def edin, bir besmele çekin, kenidinize gelin. Dünya ve biz müslümanlar bu ramazan ayında büyük bir imtihandan geçiyoruz. Farkındamısınız? Rabim bizleri imtihadan geçiriyor, safları belirleme zamını geldide geçiyor bile. Mısırda Müslümanlar katledilireken, sen oruç tutuyorum, namaz kılıyorum, bağışlanma diliyorum diyemesin. Bu imtihanı fark etmelisin, yetmiyorsa gücün buğz etmelinsin dua etmelisin. Mısırda müslümanlar katledilirken sen Ramazan Sevincinden bahsedemesisin. Açtığın oruca kan doğruyorlar farkında dediğilmisin?

 

 

   Ey arap yarım adasının zalim, insafsız, vicdansız diktartörleri ve kraları en zelil en aşğılık durumlara düşeceğiniz ve sonunuzun geliceği günler yakındır. Allahın azabı sizler için çok yakın zamanda gelecektir. Bu kadar zülme maruz kalan müslümanlara karşı olan duyarsızlığınızı, kendi halkın da görmekte, unutmayın ki bu inasfsızlığınızın bedelini ödettecektir rabim sizlere. Çoluk çocuk demeden namaz kılan insanları katletmeleri için para ve petrol göderen Sudi Kralları, Allah ın sizin için azabı yakındır. Sırf diktatörlükleri ellerinden gitmesin diye beyinlerini Avrupaya satmış sudiler azabınız çok acı olacakdır. Herkez de biliyor ki sizeler soysuz ve şerefsiz amerikan köpeği, avrupa yalakalarısınız. Kabeden mısırdaki müslümanlara dualar yapsalarya. Yapılamaz. Onlar için herşey günlük gülistanlık, hiç birşey yok muş gibi, teravilerini kılsınlar, oruçlarını tutsunalar.

 

   Mısırda 200 can değilde, 200 köpek ölseydi tüm dünya aya kalkmazmıydı. Hemde nasıl ayağı kalkarladı. Türkiyedeki hayvan savunucuları, demokrasi isteyin eş cinsel dernekleri. Eyyyy Taksimcileeer, eli açıklaaar, anti kapitalisleeer, plartformlaaar, nerelerdesiniz, görmüyormusunuz? Sesiniz neden çıkmıyor? Burda ki insanlar bir balinadan, bir martıdan, bir kediden daha mı az değerlidirler. Yazıklar olsun gözleri kör, kulakları sağır olan insanlara. Yazıklar olsun nasırlaşmış vicdanlara.

 

   Safınızı belirleyin aklınızı ve vicdanınızı başınıza alın. Avrupa yılarca benim dikdatörüm dedi ve korudu kolladı gözetti. Normalde o makamı hak edecek kalabalıklara sahip olmadıkları halde, oturturdular o koltuklara; ve dediler ki sözümüzden çıkarsan indirirler bu güzelim koltuktan. (Şunu bilemediler nereye oturursan otur kıçının üzerine oturursun.) Çünkü sen azınlıksın ve asala iktidara gelemesin ve yılarca küçük azınlıklar tarafından yönetildi arap ülkeleri. İşte tam bu sırada Mısır halkı yeter artık dedi ve kuklayı değil kuklayı oyanatanı gördüler ve kuklayı devridiler oynatanı kovdular ülkelerinden. Zoruna gitti bu halk hareketi. Kimin? Avrupa ve Amerikanın. Neden? İstediklerini yaptıramaz olmuşlardı. Şunu unutmayın ki darbe darbedir, katliamda katliamdır. Ve son olarak mısırda darbeyi yapanların kimelere hizmet etiğini anlyabilmek adına; darbenin hemen ertesinde darbe Genarali açıklama yapıyor:

-Filistine açılan yollar kapatılmşıtır. Bu filistinin kendi iç sorunudur. Yardım yapılmayacaktır. Ve yahudiler bir tarafta ellirini ovuşturuyorlar. Bu darbenin kimler tarafından yaptırıldığı ortadadır. Vicdanlı olun, oruçlu ağızlarınızla bu insanlara dualarınızı ekisk etmeyin. Bu bir haktır ve herkezden zamını geldiğinde sorulacktır. Yarabi sen, bizileri zalimlerlerle, bu insafsız, vicdansızlarla, haşretme.

 

  Cemil Meriçin sevdiğim bir sözüyle yazıyı nihayete erdirelim. OBJEKTİF OLMAK NAMUSSUZLUKTUR.

                                                                     Aydın Takunya

Srebrenitsa ölülerini arayan boş kabirlerin şehri.

 

 

 

    Srebrenitsa ölülerini arayan boş kabirlerin şehri.

 

   11 Temmuz tarihinde Ratko Mladic soykırım öncesi şu sözleri söyledi: “Büyük Sırp kutsal gününün öncesindeyiz. Bu şehri Sırp milletine armağan ediyoruz. Türklere karşı ayaklanmamızı hatırlayarak, Müslümanlardan intikam almanın zamanı geldi.”

 

   11 Temmuz tarihinde Birleşmiş Milletler Koruma Gücü’ Srebrenitsa yı sırplara teslim ederken megafondan Birleşmiş Milletler in himayesindesiniz diye seslenir.Hemen ertesinde silahsız savunmasız sivillere “sizler çoktan hak etmiştiniz” denilerek toplu katliyama başladılar. Evlerinden toplanan gençler teker teker kurşuna dizildiler, genç kızlara va yaşlı kadınlara tecavuz ettiler, tecavüze uğrayan kadınlar bu zulme dayanamayıp kendini öldürdüler. Bu katliyamdan kaçabilen sadece bir avuç insan olabildi.

 

   Avrupanın gözü önünde ve Birleşmiş Milletler in himayesindeki bu masum insanlar soykırıma maruz kaldılar. Avrupanın kaypak iki yüzlü vurdumduymazlığını hepberaber izledik. Emanete hiyanet ettiler. Mevzu bir avuç müslüman olunca önemi yoktu hiçbirşeyin. Ve sonuç olarak 8372 kişi 3 gün içerisinde katledildi. Aradan yılar geçmesine rağmen daha geçenlerde 409 kişinin bir çukurun içinne atılmış cesedine rastladı.

 

  “Ben Avrupa’ya giderken kafam önümde eğik gitmiyorum. Çünkü çocuk, kadın ve ihtiyar öldürmedik. Çünkü hiçbir kutsal yere saldırmadık. Oysa onlar bunların tamamını yaptılar. Hem de Batı’nın gözü önünde; Batı medeniyeti adına.”  (Aliya İzzetbegoviç)